Türk at yarışçılığının en köklü, en prestijli klasiği bu hafta sonu tarihi bir eşiği geçiyor: 100. Gazi Koşusu, 28 Haziran 2026 Pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda koşulacak. Neredeyse bir asırdır kesintisiz devam eden bu yarış, Cumhuriyet'in spor anlayışının doğuşundan bugüne uzanan bir hikâyeyi taşıyor. Peki Gazi Koşusu nasıl başladı, neden bu kadar özel ve yüz yıl içinde hangi efsaneleri yarattı? Yarış öncesi geriye dönüp bu mirası birlikte hatırlayalım.
Gazi Koşusu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenen ve Türk atçılığının “derbisi” olarak anılan klasik yarıştır. Yarışın kendine has, onu eşsiz kılan birkaç temel özelliği var:
Bu son madde, Gazi Koşusu'nu sıradan bir yarışın çok ötesine taşır. Bir tay için Gazi, kariyerinin tek ve geri dönüşü olmayan sınavıdır. Bu yüzden kazanmak; at sahibi, yetiştirici, antrenör ve jokey için kariyerin zirvesi sayılır.
Gazi Koşusu'nun hikâyesi 10 Haziran 1927'de, henüz genç olan Cumhuriyet'in başkenti Ankara'da başladı. İlk
yarış, Tandoğan Meydanı yakınındaki tesislerde koşuldu ve tribünde Atatürk ile İsmet İnönü birlikte yer
aldı. O ilk büyük zaferi, Ali Muhittin Hacıbekir Bey'in sahibi olduğu Neriman adlı safkan, jokey İhsan Atçı
idaresinde kazandı.
İlk koşu 2000 metre mesafede düzenlendi ve birincilik ikramiyesi yalnızca 2.000 liraydı. Aradan geçen
bir asırda yarış o kadar büyüdü ki, 100. Gazi'de yalnızca birincilik için ödenecek tutar 100 milyon TL'ye
ulaştı. Bu çarpıcı kontrast, küçük bir Cumhuriyet geleneğinin nasıl dev bir mirasa dönüştüğünü tek başına
anlatıyor.
Gazi Koşusu, sahaya çıktığı ilk günden itibaren modern Türkiye'nin spor vizyonunun bir parçası oldu.
Atatürk, at yarışlarını modern toplumlar için sosyal bir ihtiyaç olarak görüyor, fırsat buldukça yarışları
bizzat hipodromda takip ediyordu. Onun için at yetiştiriciliği ve yarışçılık; hem tarımsal kalkınmanın hem
de modern sporun birleştiği stratejik bir alandı. Yarış, Türk atçılığının gelişiminde ve kurumsallaşmasında
belki de en kritik rolü üstlendi.
Bu nedenle Gazi Koşusu'nu yalnızca bir spor karşılaşması olarak görmek eksik kalır. O, neredeyse yüz yıldır
kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürel miras, milli bir gelenek ve toplumsal hafızanın bir parçasıdır.
Yarışın bugünkü kimliğine kavuşması bir gecede olmadı. İşte yüz yıllık yolculuğun en önemli kilometre taşları:
Yüz yıllık tarih, hafızalara kazınan safkanlar ve rekorlarla doludur.
Neriman (1927): Jokey İhsan Atçı idaresinde ilk Gazi Koşusu'nu
kazanarak tarihe geçti. Bu zafer, yalnızca bir yarışın değil, bir asırlık geleneğin de başlangıcı oldu.
Karayel (1973): Türk yarışçılığının en büyük efsanelerinden
biri. Triple Crown başarısına ulaşarak Gazi tarihinin en unutulmaz şampiyonları arasına girdi.
Bold Pilot (1996): Jokey Halis Karataş idaresinde 2.26.22'lik
dereceyle yarış tarihinin en iyi zamanına imza attı. Bu rekor, 1996'dan beri yaklaşık 30 yıldır kırılamadı.
Grand Ekinoks (2001): Triple Crown yapan son safkan olarak
tarihe geçti.
Dragon Flame (2024) ve Cutha (2025): Yarışın son iki şampiyonu.
98. Gazi'yi Akın Sözen ile Dragon Flame, 99. Gazi'yi ise Ahmet Çelik ile Cutha kazandı.
Jokeyler tarafında iki isim öne çıkıyor. Mümin Çılgın, 1960-1991 arasında 9 galibiyetle Gazi
tarihinin en çok kazanan jokeyi olarak
kayıtlara geçti. Modern dönemin yıldızı Ahmet Çelik ise 2015-2021 arasında yarışı üst üste 7
kez kazanarak kırılması güç bir
rekora imza attı; 2025'te Cutha ile 8. zaferine ulaşarak Mümin Çılgın'ın rekorunun bir adım gerisine
yaklaştı. 100. yılda kazanacağı yeni bir Gazi, onu 9 galibiyetle Çılgın'la eşitler — bu da yarış tarihinin
belki en sembolik anlarından biri olurdu.
Triple Crown nedir? Türkiye'de Triple Crown; aynı safkanın bir sezonda Dişi veya Erkek Tay Deneme, Gazi ve Ankara Koşuları'nı birlikte kazanmasıyla elde edilen, son derece nadir bir başarıdır.
Ve şimdi, tarihi bir an. 2026, Gazi Koşusu'nun 100. yılı. Türkiye Jokey Kulübü tarafından organize
edilen yarış, 28 Haziran 2026 Pazar günü saat 17.15'te Veliefendi Hipodromu'nda koşulacak. 2400 metre çim
pistte mücadele edecek 3 yaşlı safkan İngiliz tayları, kariyerlerinin tek Gazi sınavına çıkacak.
100. yıl, ödül tarafında da rekor kırıyor: birincilik ikramiyesi 50 milyon TL olarak belirlendi; 100.
Yıl Özel Ödülü'yle birlikte kazanan safkanın sahibine yalnızca birincilik için ödenecek tutar 100 milyon
TL'ye ulaşıyor. Kayıt, prim ve diğer kalemlerle birlikte toplam kazanç 126,87 milyon TL'yi; at sahibi aynı
zamanda yetiştiriciyse 141,87 milyon TL'yi buluyor.
Yarış, şifresiz olarak Kanal D'den canlı yayınlanacak; ayrıca Tay TV ve Spor Smart kanallarından da eş
zamanlı izlenebilecek. 100. yıla özel yeni bir logo tanıtıldı ve hipodromda kutlamalar, özel etkinlikler
planlanıyor. Bu, yalnızca bir yarış günü değil; yüz yıllık bir mirasın taçlandığı, hafızalara kazınacak bir
gün olacak.
Gazi Koşusu ne zaman koşulacak?
100. Gazi Koşusu, 28 Haziran 2026 Pazar günü saat 17.15'te koşulacak.
Gazi Koşusu nerede düzenleniyor?
İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda. Yarış, geleneksel olarak her yıl Haziran ayının son pazar günü burada
koşulur.
Gazi Koşusu kaç metre?
Yarış, 2400 metre uzunluğundaki çim pistte gerçekleştirilir.
Gazi Koşusu hangi kanalda yayınlanacak?
100. Gazi Koşusu, Kanal D'den şifresiz olarak canlı yayınlanacak; ayrıca Tay TV ve Spor Smart
kanallarından da eş zamanlı izlenebilecek.
Gazi Koşusu'nun ödülü ne kadar?
Birincilik ikramiyesi 50 milyon TL'dir (2.'ye 20, 3.'ye 10, 4.'ye 5, 5.'ye 2,5 milyon TL). 100. yıla
özel ödüllerle birlikte yalnızca birincilik için ödenecek tutar 100 milyon TL'ye ulaşıyor.
Gazi Koşusu sadece bir güç gösterisi değil, doğru okunması gereken bir veri yarışıdır. 100. Gazi'ye çıkacak
tayların form grafiklerini, AGF eğilimlerini ve yapay zeka destekli sıralamasını tek ekranda atyarisi.ai'de
bulabilirsiniz.
Sizce tarihin altın sayfalarına bu yıl hangi safkanın adı yazılacak? 100. Gazi analizlerini incelemek
için atyarisi.ai'ye göz atın.